Kendi kendine biten ot anlamına gelir, kimilerinin ayrık otu diyerek yoldukları, onlar yoldukça yine aynı hatta daha fazla yerde daha fazla biten ot..heryerde bitebilen,başına buyruk, asi, kararlı, devrimsel yani biraz da...

Born Again Turk

Born Again Turk

Tam da yeni bir macin esigindeyken yadigim icin bu yaziyi üzügünüm. Aslinda hemen ardindan yazmali, bana cok da tanidik olmayan o coskuyu paylasmali ve bu blog’a gercek bir blog karakteri vermeliydim. ErteledimJihmal ettim ya da, herneyse...

Onca akademik dirsek cürütmelerim sirasinda (gercekten de cok icacici dirseklerim oldugunu söyleyememJ) gurbette olmanin- bazen sila neresi o da karisir ya neyse konumuza dönelim- insana farkli bir baglilik duzygusu gelistirttigini okur dururdum. Bunun abartildigi hallerde “distance nationalism”a- uzaktan milliyetcilik olarak cevrilebilir sanirim- kayilsa da ilimli halinde cok da kötü olmayan bu duygu seli hic de ummadigim bir anda beni de katti önüne..

Basindan baslayalim...

Günlerden pazar ve bir cok Avrupa ülkesinde oldugu gibi Almanya’da da tüm dükkanlar kapali sokaklar bos olur diyorsaniz yaniliyorsunuz: evet dükkanlar kapali ama sokaklar öglen saatlerinden itibaren ellerinde bayraklari, bayragin en az bir renginde kiyafetleri ile “renkli görüntüler sergileyen gurbetcilerimiz” ile dolu. Ne kadar klasik bir betimleme ama ne kadar dogru, insan bir de icinden bakinca bu tabloya ister istemez gülüyor.

Yasadigim sehir Almanya’nin orta büyüklükte olmakla birlikte Türk nüfusu acisindan irice kentlerinden biri. Türk dediysem siz bunun icine farkli etnik kimlikleri de kativerin ben agiz aliskanligi böyle diyorum, oysa benden gayri herkes Almanlar da dahil, zaman zaman Türk degil Kürt dgibi düzeltmelerle ‘politically right’ pozisyonlarini koruyorlar. Bu düzeltmelerin odagindaki komunite sehrin kalbine giden yolu ocakbasina kurmus, her biri kocaman LCD ekranlardan mac yayını yaptiklarini duyurmak icin ya kapı baca ne varsa açmış ya da camlarına şık renkli posterler asmışlar. Hoş Türk milli takımı dışındaki maçları da veriyorlar ama sanırım türk maçlarında coşku farklı oluyor.

Bir baska dikkat cekici unsur ise benim gibi ticari zekasi 3 yasindaki birinin fizik zekasinin sinirlariyla (mesela yer cekimini bilirler eh ben de ayni mantikla para üstü hesaplayabilirim diyelim) aciklanabilir birinin bile o gece ve diger mac gecelerinde bayrak satisinin ne kadar karli olabilecegini düsünmesine ragmen hic bir akli evvelin bunu yapmamis olmasiydi. Tamam belirli saatler disinda satis yapmak yasak, ama insan el altindan hic mi denemez?Hayir! Bir de yabancilarin entegre olmadiklari durmadan söylenir durur, aksine kurallari fazlasi ile benimsemisler. Buraya acilen Kayserili tüccar zekasi gerekiyor kanimca.

Üstelik ayni sahneler Türkiye”nin 5. büyük kenti sayilan Berlin’de bile yasandi. Düsünün artik!

(Bu yaziyi Almanya maci öncesinde yazmaya baslamistim artik her iki mac da ioldukca geride kaldi o nedenle izlenimleri burada kesiyorum, ama almanya maciyla ilgili bir yazinin eli kulaginda)

Hiç yorum yok: