Kendi kendine biten ot anlamına gelir, kimilerinin ayrık otu diyerek yoldukları, onlar yoldukça yine aynı hatta daha fazla yerde daha fazla biten ot..heryerde bitebilen,başına buyruk, asi, kararlı, devrimsel yani biraz da...

gecenin tam üçünde...

Bir süre böyle gidiyor küsünce biraz için dünyaya..bazen o gece tanıştığın yıllarca tandıklarından yakın oluyor. hatta demin bir şey izlerken düşündüm de insan (burdaki ben oluyorum) en mutsuz ya da tanımsız olduğu anlarda kendisini en az tanıyana bırakmak istiyor nedense..söylerken bile ne kadar yabancılaştırıyorum kendimi, ki bir de iyice bir yabancıya yaslanmak istemek o anda ne kadar tuhaf bir refleks..
Sana kötü bir haberim de var, yaşadığı aşk acısından hatasından ya da ders aldığını sananlara (hani daha yaşlı tecrübeli filan olduğumdan değil yanlış anlamayın beni), ama aşık olduğundaki refleksleriniz değişmeyecek tecrübeyle, olgunlukla ya da yaşla..kim ne derse desin ben inanmıyorum bunun öğrenmekle bir ilgisi olduğuna, yine aşık olmaya hazır olunca yine kendi sevgi gösterilerini karşından olduğu gibi "beklememen" (kim koymuşsa bu kuralı da) gerekse de bekleyeceksin, saklamaya çalışsan da sevgini belli edeceksin ve vermek istemesen de veren taraf (iyi senaryoda taraflardan öteki) olacaksın, güvenen ve inanan olacaksın...Neden mi?kendimi tekzip ediyorum, bunun öğrenmekle ilgisi olduğundan tam da..çünkü eğer sevmeyi bir kere öyle öğrendiysen ezber bozmak imkansıza ramak kala olduğundan. Annenden babandan anneannenden artık her kimdense kalbine ve beynine sevmek kodu öyle şifrelendiğinden..

Ne tuhaf dimi "şu haline bak bu sen misin" demeleri biraz farklı davranınca, sanki insanın bir hali olurmuş gibi ya da bir hali diğerini kül edermiş gibi..oysa içimizde ne çok biz taşıyoruz, ne çok gölge ile geziyoruz her biri bize ait..şimdi uni zamanlarından dem vurulunca kendimi düşünüyorum da , ne kadar farklı bir ben'di o zamanki şimdikinden..hatta bazen şimdiki hallerime ne kadar benziyordu ya da şimdi'lerimdeki..evet ya doğru tabir bu sanırım, şimdiLERi oluyor insanın, bir şimdi içine ne kadar çok faklı benlikler sığıyor...mutluydum ama aslında ne kadar izoleydim bir çoğundan, uzaktan uzağa o kadar sevmeme rağmen her birini bir ya da diğer şekilde...bazen onca mesafemizin arasında iki arada bir derede yine de paylaştığımız şeyler oluyordu hayatlarımızdan...ama sonunda birbirini tanıyan yabancılar gibiydi ilişkiler...
Hala da öyleler mi, olanlar var elbet ve nedense aynen onlar oluyor çoğu zaman dert ortağı ya gecenin ya da bir şişe kırmızı şarabın yarısında...

Hiç yorum yok: